Kitap okuma alışkanlığı nasıl kazanılır?

Kitap okumanın faydaları bilindiği halde birçok kişi kitap okuma alışkanlığı kazanmak konusunda sorun yaşıyor. Halbuki aslında çözüm basit ama bir o kadar istikrar gerektiriyor.

Yanınızda her zaman bir kitap olsun

Farz edelim bankada sıranızın gelmesini bekliyorsunuz ya da toplu taşımada yolculuk ediyorsunuz, kafede otururken bir arkadaşınızın gelmesini bekliyorsunuz. Canınız sıkıldı ve hemen elinize telefona gidiyor. Ders çalışıyorsunuz ve bir mola vermek istediniz ancak molayı nasıl değerlendireceğini bilmiyorsunuz. Dolayısıyla yine önce elimiz telefona gidiyor ve bizlik bir şey var mı diye sosyal medya uygulamalarına giriyoruz. Girmişken başkalarından ne haber diye merak ederek hikayeler, reels derken zaman geçmiş oluyor. Daha ötesi mola dinlenmek için verilirken daha çok odak kaybı ve yorgunluğa sebebiyet verdik. Ancak okumak için bile olmasa sayfaları karıştırmak aynı etkiyi verebilir.

Sadece sayfaları karıştırmak ve dikkatinizi çeken kelimeler üzerinde göz gezdirmek bile stres seviyenizi düşürmeye yarıyor. O yüzden yanınızda her zaman bir kitap bulundurmak telefonun cazibesini azaltacaktır. Bunu özellikle öğretici kitaplar üzerinde yapıyorum. Şahsi olarak metnin üzerimdeki ağırlığını azaltmak ve okuduğum yeri tekrar okuyarak bilgilerin daha akılda kalıcı olmasına yardımcı oluyorum.

İnce, Sade ve Akıcı kitaplar tercih edin

Bazı kalın kitaplar ne kadar güzel olsa da yeni başlayan biri için böyle bir kitap külfet ve yorucu gelecektir. Özellikle karmaşık, çözümlenmesi zor, günlük kullanılan kelimeleri az olan ve birden fazla kitaba referans verecek şekilde yazılmış ise bu daha fazla yorucu gelecektir. Ancak ince olan, sade yazılmış ve konusu okudukça içine çeken bir kitap olunca kitap okuma alışkanlığı kazanmak daha kolay ve zevkli hale gelecektir.

Merak ettiğiniz konuları okuyun

İlgi alanınıza girmiyorsa veya faydalı olacağınıza inanmıyorsanız zaten kitap okumanın anlamı sizde çok faza yer etmeyecektir. Belki kitap okumanın faydalı bir şey olduğunu özellikle vakit ayrılaması gereken hatta bir hobiden öte bir aktivite olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Ama sizde merak ve heyecan uyandırmayan bir kitabı okumak size ceza gibi gelecektir. O yüzden bildiğini düşündüğünüz bir konu bile olsa, farklı bir perspektif kazanmanızı sağlayacaksa ve ilgi uyandırmışsa merak ettiğiniz konular üzerinde okumak kitap okuma alışkanlığı kazanmak daha kolay olacaktır.

Az çok önemli değil, istikrarlı olsun yeter

Youtube kanallarına bakınca maraton adı altında bir oturuşta bütün kitabı bitirmek gibi bir yarışa giriyor olmaları. Halbuki alışkanlık oluşturmak isteyen biri için bu çok uç nokta gibi görünür ki kendi fikrimce haklıdır. Onun haricinde bir anda büyük bir motvasyonla başlanılıp günlük 50 sayfa okumaya çalışan biri ikinci veya üçüncü gün motivasyonunu kaybedip devamını getiremiyor. O yüzden “Ben istikrarlı bir şekilde her gün kaç sayfa okuyabilirim?” diye sormak saman alevi gibi hızlıca yanıp sönen bir ateş yerine yavaş yavaş ama daha uzun süre yanan odun ateşi gibi olmanızı sağlar.

Mola da mı vermeyelim?

Okurken hiç dinlenmeden aralıksız okuma diye bir şey olamaz. Sonuçta robot değil, insanız. Okuma yaparken mola verin. Bir çay misali okuduklarınızın demlenmesine izin verin. Hatta gerekirse Pomodoro tekniğini uygulayın. 25 dakikada bir 5 dakika mola vermek hem okuduklarınızı sindirmenizi hem de okurken zihin yorgunluğuna karşı çözüm olmasını sağlar.

Zamanınızın çoğunu nelere harcadığınızın farkına varın

İtiraf edelim, akıllı telefon kullanma süreniz ne kadar? Olması gerektiği gibi 1-2 saat mi? Yoksa bir oturuşta sosyal medya, film, dizi derken 4-5 saatleri bulanlardan mısınız? Belki de hayattak önemli ama heba ettiğimizin farkında olmadan 8-9 saatten fazla vakit geçiriyorsunuz. Ancak şuna dikkat çekmeliyim. Sosyal medya uygulamaları sizi daha çok kullanmanız için teşvikler ile çevrilirken kitap okurken sizin zaman ayırmanız lazım. Küçük Prens kitabındaki gül misali, kitap okuma alışkanlığını farklı ve değerli kılan ona sizin zaman ayırmanızdır.

Randevum var

Sevdiğiniz yazarlar ya da karakterler ile randevuya çıkmaya ne dersiniz? Kitap okuma alışkanlığı sağlamak işte böyledir. O zamanı iple çekersiniz. Belirlediğiniz o saatin bir an önce gelmesini istersiniz. Hatta bugün nerede kitap okusam diye düşünmeye başlarsınız. Zaman geçtikçe bir bakmışsınız kitap okumadan geçmeyen gününüz kalmamış. Okumayınca içinizde bir eksiklik ve hatta bir burukluk olduğunu fark edersiniz. Bu alışkanlık oluşturmaya başladığınızın işaretidir.

Kitap okumanın zevkli hale getirilmesi

Kim demiş kitap okumak zevkli değil? Aslında zevklidir. Farklı dünyalara kapı açar, yaşayamayacağınız hayatları tecrübe etmek gibidir. Ama tabii daha fazla mutluluk veren şeyler var. Ancak neden kitap okumana eşlik etmesinler? Bir kahve veya çay, yanına ufak bir atıştırmalık kitap okumanın zevkini azaltır mı? Asla. Aksine arttırır ve itiraf edeyim bazen kahve içmek için bile kitap okuduğumu bilirim (tahmin ettiğiniz üzere kahve içmeyi seviyorum ve bunu genellikle spor yaptıktan sonra veya kitap okurken yapıyorum).

Kitap hiç mi sarmadı?

Dünya’da binlerce hatta milyonlarca kitap var. Aldınız birini okumaya başladınız. Ama kitaba bir türlü dahil olamadınız. Bir iki sayfa daha okudunuz ama zorla okudunuz. Belki ilk sayfaları böyledir. Aldınız 20-30 sayfa sonrasını okumaya başladınız ve yine sarmadı. Orta sayfalarına okumaya başladınız yine bir heves yok. O zaman büyük ihtimal o kitap size göre değil. Belki de size göredir ama sizin yaşınızdan, tecrübenizden veya şartlarınızdan dolayı o zaman bu zaman değildir. O yüzden daha fazla zaman kaybetmeyin, rafa kaldırın ve zamanının gelmesini bekleyin. Peki o zaman ne zaman gelir? Siz arada bir elinizi kitaba attığında kelimelerin size hitap şekli farklı gelmeye başladıysa, kitapla empati yapabilmeye başladıysanız, o kitaba karşı içinizde bir merak başladıysa ve sayfalarını karıştırmaya başladıysanız zamanı geldi demektir.

Yaşadığımız Çevre

Yaşadığımız çevre kapsamında özellikle yakın çevre teşvik için önemli bir yer tutar. Toplum olarak maalesef bu konuda dezavantajlıyız. Kitap okuyan insana rastlamak çok fazla mümkün olmuyor. Genellikle ebeveynler kitap okumuyor. Dolayısıyla yaşadağımız çevrede bizi teşvik edecek, bizde kitap okumaya karşı merak uyandıracak kimsenin olmaması kitap okuma alışkanlığı kazanmak konusunda pek fayda sağlamayacaktır. O yüzden işe yaşadığınız çevre ile başlayın. Okuyan insanlar ile sohbet edin. Önerebileceği kitap var mı diye sorun. Bu okuma ateşinizi arttıracak ve kitap okuma alışkanlığı kazanmanızda yardımcı olacak. Merak etmeyin, niyetiniz iyi olduğunu görünce onlarda yardımcı olmak isteyeceklerdir. Azınlıkta olmak birbirine yardımlaşmayı teşvik eder.

Yorum yapın